Eğitim Sisteminde Cloud Computing

Intel Trusted Execution Teknolojisi ve BluePill Saldırısı
07 Kasım 2010
Facebook Verimerkezine Yakın Markaj
28 Aralık 2010

Konu biraz ilginç ve Üniversitelerde Cloud ve sanallaştırma üzerine uygulanabilecek bir kaç senaryo üzerinde fikirlerim ile ilgili.

Her şey eylül ayının sonlarına doğru Chicago Üniversitesinden bir öğretim görevlisinin RackSpace hakkında yaptığı yorumları okuduktan sonra kafamda belirmesiyle başladı. Biraz araştırma yaptım ve aslında yurt dışında bazı üniversitelerde cloud tabanlı sistemlerin aktif olarak kullanıldığını gördüm. Aşağıda madde madde araştırma sonucunda çıkan kaynakları ardından da uygulanabilecek senaryolar hakkında bir şeylerden bahsedeceğim.

  • Southampton Üniversitesi uzay araştırmaları ile ilgili bir projede MS Azure desteği alıyor.
  • IBM Wroclaw Üniversitesinde (Polonya) cloud altyapısı kurmuş. Kaynak 1 Kaynak2
  • Curtin Üniversitesi ve Cisco Cloud altyapısı Kaynak
  • 14 Üniversitenin IBM ve Google ile ortak planı Kaynak

Bu örnekleri çoğaltmak mümkün ancak dikkat edilecek nokta şu ki üniversiteler artık gerek altyapı olsun gerek ders konusu olarak olsun Cloud Computing kavramını son günlerde göz önünde bulundurmaya başladı.

Peki bir üniversitenin ne işine yarar Cloud altyapısı? Bir öğrenci gözüyle bakacak olursam diyelim ki ben Mimarlık bölümünde okuyan bir öğrenci yerine koyuyorum kendimi. Eğitim öğretim hayatım boyunca bilgisayar destekli çizim için illa ki program kullanmam gerekecek. Bilgisayar destekli çizim programları kullanmak için ortalama 1.500 lira seviyesinde bir bilgisayarımın olması lazım. Ancak okulumda cloud üzerinde çalışan bir altyapım var ve ben kendim için özel açılmış bir masaüstüne okulun altyapısı ile ulaşabiliyorum diyelim. Bu sistemin bir mimarlık öğrencisi olarak bana kazandırdıklarına bir bakalım.

  • Bilgisayar ihtiyacım yoksa veya eski bir bilgisayarım varsa bana fazladan ekonomik yük çıkmamış olacak.
  • Okulun altyapısını kullandığım için veri kaybı, ödev yollama, projem silindi, ödevimi köpeğim yedi gibi sorunlar kalkacak.
  • Takım çalışması yapabileceğim arkadaşlarımla. (Masaüstü paylaşımı, beyaz tahta uygulaması, ortak depolama alanı, ders notları vs.)
  • Evime gittiğimde veya dünyanın neresinde olursam olayım dersim ile ilgili içeriklere istediğim bilgisayardan ulaşabileceğim.
  • Gerekli altyapı sağlanırsa dersin takibini internetten takip edebileceğim. Yani herhangi bir aksilik ile fiziksel olarak okulda bulunmasam da derslerimden geri kalmayacağım.
  • Normalde alacağım bir bilgisayardan daha performanslı şekilde programlarımı kullanacağım. Yani okuldaki altyapıda daha üst düzey işlemciler ve ekran kartları olacak.
  • Kendim kullanacağım programlar için lisans ücreti vermek zorunda kalmayacağım.
  • Eğer projede bir sıkıntım varsa devam edemiyorsam hocamdan yardım isteyebileceğim.

Yukarıdaki örnekler öğrencinin alanına göre veya farklı senaryolara göre değişebilri ve arttırılabilir. Dikkat edilmesi gereken nokta şu ki bu altyapı ile öğrencinin yanında okulun da fayda sağlamasıdır. Şimdi de bir okulun sağlayacağı faydaları listeleyelim.

  • Okulun her yerindeki bilgisayarları kaldırıp hepsini ince istemciler (thin client) ile değiştirme imkanı olacak.
  • İnce istemci kullanımı ile ilerleyen süreçte bilgisayarlar için ek donanım, hasar, parça değişimi maliyeti çıkmayacak.
  • Okulun bilgi işlemi hocaların ve öğrencilerin karşılaştığı sorunlara anında ve kolay müdahale edebilecek. Özellikle büyük ve çok kampüslü okullarda çok kritik bir önem taşıyor.
  • Okulun belli yerlerine koyulabilecek kiosklar ile öğrencilerin okul sistemine ulaşması sağlanacak böylece okul içi haberleri ve önemli konuları daha kolay duyurabilecek.
  • Bilimsel araştırmalar için kullanılabilecek bir işlem gücüne sahip olacak. (felaket simülasyonları vs.)
  • Enerjiden tasarruf edilecek.
  • Çeşitli otomasyon sistemleri ile okul tam entegre edilip tamamiyle interaktif bir üniversite deneyimi sağlanabilecek.

Şimdi soruyorum size… bu yapıyı kurmak çok mu zor? Özellikle ülkemde her kayıt döneminde öğrencilere bedava dağıtılan diz üstü bilgisayar veren okulları düşününce sizce bu kadar bütçe ile yapılmayacak şeyler mi? Mesela son dönemlerde açılan Zirve Üniversitesi öğrencilere Macbook dağıtıyor ve öğrencilerin podcast mantığı ile derse devamı teşvik ediliyor. Bu bütçe ile bu altyapının kurulumuna bir yerlerden başlanamaz mı? Teknolojinin getirdiği yenilikleri neden takip etmiyor okullar ve öğretim görevlileri? İlla milyar dolarlar harcanmasından bahsetmiyorum. Kısım kısım, parça parça sanallaştırma ile yol kat edilerek bu yapının ilerleyen süreçte okul geneline yayılması sağlanamaz mı? Mesela ilk etapta sadece bilgisayar labları ile başlanabilir ki bu bence güzel bir başlangıç noktası.

Tamam toz pembe hayallerden çıkalım ve tekrar sorayım… Türkiye’de ki internet altyapısı ile sizce ne kadar verim alınır böyle bir projeden? Kaç öğrenci hiç sıkıntı çekmeden şu meşhur ttnet altyapısı ile mükemmel bir şekilde bağlanabilir hesaplarına? Kaç üniversite bunu kendi kendine projelendirecek ve uygulamaya dökebilecek öğretim görevlisine sahip? Kaç okulun yönetimine “bakın bu bilgisayar dağıtmaktan daha iyi işte nedenleri” dediğinizde “ooo tamam süpermiş bu” olarak size dönüş yapacak? Öğrenci bilgi sisteminden ders kaydı bile yapılmasında zorluk çekilen iğrenç altyapıya sahip olan kaç okul “hadi başlıyoruz” diyecek?

Bunlar sadece hayallerin yazıya dökülmüş hali umarım çocuklarımız için gerçekleştirirler böyle hayalleri 🙂

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir